Fethiye’den yola çıkıp dünyanın sayılı plajlarından olan Ölüdeniz’i geçer ve dağ yolunu takip ederek giderek yükselir, neredeyse 1000 metreye kadar çıkar ve hem Ölüdeniz’e, hem de koskoca Akdeniz’e yukarıdan bakarsınız.Şehir küçük, arabalar daha küçük, insanlar ise küçücük…Arkanızdaki ormandan fırlayan tilki,sincap ve başınızın üstünden geçen Şahin ve Doğan ise bir o kadar büyük!İlerledikçe manzaranın içine bir kaç ev girmeye başlar. Burası eski ve yaygın adıylaFaralya, yeni ama kullanılmayan adıyla Uzunyurt köyü. Köyün girişinde, yolunsolunda ufak bir şelale var. Eğer bahar aylarındaysak gürül gürül,yazın ortalarıysa da cılız akan bir şelale bu. Akıp beslediği topraklar ise Kelebek Vadisi.Köyün içinden yolu takip ettikçe karşınıza Likya Yolu tabelaları çıkar ve size Kabak yolunu gösterir.
Biraz ilerleyince köy marketi ve köylülere ait mola verebileceğiniz bir kaç yer görürsünüz.
Artık köy neredeyse bitmiş, evler seyrekleşmiştir. Yolun bittiği yere, yani son durağa gelmeden sağa dönen toprak bir yol çıkar karşınıza. Bu yolu takip edip Ressam’ın bembeyaz evini(Art House) görünce etrafa göz gezdirirsiniz, karşınızda Akdeniz (ve hava açıksa Rodos), ayaklarınızın altında Kabak Koyu,Boncuklu Koyu,Sümbeki Koyu,Cennet Koyu.












